USD 5.2957000732422 EUR 6.0644001960754 GBP 6.7548999786377 Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS 1278.9599609375 Yarım Altın

Akşam:17:44 Yatsı:18:59
17 °C

KALBİ HASTALIĞA ŞİFA: ZİKİR

  • Süleyman Özçelik
  • 2019-02-08 12:03:17
  • 1728 Görüntülenme
  •       Zikir Arapça kökenli olup zikretmek,anmak anlamına gelmektedir. Bundan dolayıdır ki dini literatür de zikir demek  Allah'ı anma ve onun azametini zikretmek tir. Aynı zamanda zikir Allah'u Teâlâya saygı gösterme,kulluğunu ifa etme,kendi acizliğini ve Allah'ın büyüklüğünü göstermemize yarayan bir manevi araçtır. Zira Allah Ali İmran suresi 41. ayette Hz. Zekeriya'ya hitaben şöyle buyurmaktadır. "Rabbini çok an, O'nun yüceliğini dile getir."

           

            Zikrin altında yatan başka bir anlamda sevmektir. Çokça anılan ve zikredilen kişi sevilir. Aslında bizler her bir ibadetimizde Allah'ı anarız. Anmamız da gerekir. Çünkü bizlere sayamadığımız nimeti bahşedendir.

    Bizim ömrümüz boyunca  yaptığımız zikir ve ibadetler bile yetmez.

     "Bir adam cennete girmek için ömrü boyunca Allah'a ibadet etmeye karar vermiş. Yaşlanıp vefat  Allah'ın huzuruna çıkmış. Allah'u Teala ona "Kendi ibadetleriyle haşr mi olmak istersin yoksa benim rahmetim le mi haşr olmak istersin?" diye sorar. Adamda kendi ibadetlerine güvenerek ten "ibadetlerimle" demiş. Ve Allah ona "sen ömrün boyunca ibadet ettin ama daha sana verdiğim tek gözünün bile hakkını veremedi." diye onu cehenneme atın diye  emreder görevli melekler tarafından  cehenneme doğru götürülürken  adam hatasını anlar ve Ey Rabbım!  Beni rahmetinle cennetine koy, diye feryat edecektir. Allah Teâlâ meleklerine,

    -Kulumu geri getirin, emrini verir.(kısanın tamamı yazının sonunda mevcuttur ) 

            Bu kıssadan da anlaşılacağı gibi bizim Allah'ı zikretmemiz ne kadar manevi açıdan bize iyi gelse de Allah'ın nimetine karşıda çok az olduğunu bilmemiz elzemdir.

             Zikrin kalbi hastalığa ilaç demenin nedeni gerçekten de Allah'ı anma insana huzur ve rahatlama verir. Aynı zamanda Allah'ı anma insana onun her daim yanında olan biri olduğunu hissettirir ki o da Allah'tır. Evet dedim ya Allah'u Teâlâyı anan kendini yalnız hissetmez. Kalbi daima huzurla dır. İşte buna delilim de budur. Allah'u Teala Bakara Suresi 152. Ayette buyuruyor ki "Artık siz beni anın ki bende sizi anayım" Ne demiştik anmak eşittir sevmek o zaman kalbe Allah'u Teala'nın seni sevdiğini bilmekten daha güzel ve iyileştiren ilaç mı var?

     

     

     

    BEŞ YÜZ SENE İBADET EDEN ADAM

    Cabir b. Abdullah Ensârî’den [Radıyallahu Anh] rivayet edilen bir hadis-i şerifte der ki Efendimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bir gün yanımıza geldi ve şunları anlattı.

    Az önce dostum Cebrâil [Aleyhisselâm] yanımdaydı. Bana şunları anlattı.

    – Seni hak peygamber olarak gönderen Allah adına yemin ederek söylüyorum ki, Allah Teâlâ’nın kullarından biri, bir dağın tepesinde tam 500 yıl O’na ibadet etmişti. Bu dağ, enine boyuna 15 metrekareden daha büyük değildi. Dört bir tarafı 4000 fersah uzunluğunda denizlerle çevriliydi. Allah Teâlâ o kimse için bu adada bir parmak kalınlığında tatlı bir su çıkarmıştı. Bu su, dağın eteğinde bir yerde birikiyor, o adam da buradan ihtiyacını karşılıyordu. Aynı şekilde ona bir nar ağacı vermişti. Bu ağaçta her gün bir nar büyüyordu.

    Bu adam akşam olduğu zaman dağın eteğine iniyor, abdestini alıyor ve yiyeceğini yiyordu. Ardından kalkıp namazına devam ediyordu. Bir gün bu adam Rabbinden, ruhunun secdede iken alınmasını, cesedinin toprak olmamasını ve secde halinde iken diriltilmesini istedi. Allah [Celle Celâluhû]  onun dileğini kabul etti ve secdede iken ruhunu aldı.

    Cebrâil [Aleyhisselâm] anlatmaya devam ediyor

    – Biz yeryüzüne her inişimizde ve çıkışımızda onun yanına uğrardık ve onun secde halindeyken ölmüş bedenini görürdük. Biz ilmi ilâhîde (levh-i mahfûzda) gördük ki, bu adam kıyamet günü diriltilip Allah Teâlâ’nın huzuruna getirilecek. Allah Tebâreke Teâlâ meleklerine,

    – Kulumu rahmetimle cennete koyun, buyuracak adam ise,

    – Hayır, beni yaptığım ameller sebebiyle cenete koyun, diyecek.

    Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine,

    – Kulumun amellerini, kendisine verdiğim nimetlerle kıyaslayın, diye emir verecektir.

    Melekler ona verilen nimetlerle kulun amellerini karşılaştırmaya başlayacaklar ve göreceklerdir  ki, sadece göz nimeti kulun 500 senelik amelini dahi karşılamamaktadır. Bedeninin diğer nimetleri ise karşılıksız kalmıştır.

    Bunun üzerine Allah [Celle Celâluhû] meleklerine,

    – Kulumu cehenneme atın, diye emir verecektir. Melekler onu cehenneme doğru götürürken adam,

    – Ey Rabbim! Beni rahmetinle cennetine koy, diye feryat edecektir. Allah Teâlâ meleklerine,

    -Kulumu geri getirin, emrini verecektir. Kul, Allah [Celle Celâluhû] huzuruna getirilince ona soracaktır:

    -Ey kulum! Sen hiçbir şey değilken seni yaratan kimdir? O,

    -Sen yâ Rabbi, diyecektir. Allah [Celle Celâluhû],

    – Bu senin amelin sayesinde mi oldu yoksa benim rahmetimle mi? diye soracak o da,

    – Bilakis senin rahmetinle, diye cevap verecektir. Allah [Celle Celâluhû],

    Sana beş yüz sene ibadet yapma kuvvetini kim verdi, diye sorar o da,

    – Sen verin ey Rabbim, diye cevap verecektir. Allah [Celle Celâluhû],

    – Seni denizin ortasındaki bir adaya yerleştirip tuzlu suların içinden tatlu sutu sana çıkaran, her sene sadece bir tane meyve vermesine rağmen sana her gün nar meyvesi ikram eden kimdir? Nenden ruhunu secdede iken almamı istedin; bunu senin için yaptım. Peki bunların tümünü kim yaptı, diye sorar. adam,

    – Sen yaptın ey Rabbim, diye cevap verir. Bundan sonra Allah [Celle Celâluhû] şöyle buyur.

    – Bütün bunlar benim rahmetimle olmuştur. Seni rahmetimle cennetime koyacağım. Meleklerim! Bu kulumu rahmetimle cennetime sokun.

    Cebrâil [Aleyhisselam] der ki, “Her şeyde Allah’ın rahmetinin bir tecellisi vardır.”

    Eser:Tenbîhü’l – Gâfilîn, Yazar: Ebû’l Leys Semerkandî [Rahmetullahi Aleyh] Tercüme: Hüseyin Okur,Sayfa: 141-142, Cilt:1, Yayınevi: Semerkand, Tasavvuf Klasikleri. Basım: Ekim 2011

    Süleyman Özçelik
    Süleyman Özçelik
    KÖŞE YAZARI