İKİ NEFES ARASINDA BİR HAYAT 

SEYFETTİN AĞIRMAN

Hayatımız bir nefesle başlar anne karnında. Can bulduğumuz andan doğuma kadar yani ortalama dokuz ay boyunca hiç nefes  almadan besleniriz. Ancak dokuz ayın  sonunda doğum ile beraber bir nefesle dünya hayatına gözlerimizi açarız. Çocukluk hayatımız akıl baliğ oluncaya kadar devam eder bu dönem boyunca Allah katında sorumluluk taşımadığımız gibi sosyal hayatımızda da yaptıklarımızdan dolayı sorumlu tutulmayız. Yapılan hatalar ıslah amacıyla bazı kanunlarla giderilmeye çalışılır. Çocukluk yaşını geçen yani akıl baliğ olan her insan hem Allah katında hem de insanlar nezdinde yaptıklarından sorumludur İslam literatüründe buna imtihan hayatı denilir.
Müslüman olmamız hasebiyle inancımız gereği Allah ve kul haklarına riayet etmek zorundayız. Bu haklar çiğnendiğinde adına zulüm denilen ve Allah katında lanetlenen davranış olarak ortaya çıkar ki dünyamızın bugün içinde bulunduğu durum da bundandır. Hazreti Peygamber aleyhisselam '' Birine karşı gülümsemek bile sadakadır'' ve yine' 'Bir hurmayla bile olsa kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz'' demesi zulmün ve ihsanın maddi ve manevi yönüne dikkat çekmiştir. Zekatın olmadığı zinet takılarının bile bir fakiri incitecek derecede teşhir edilmesi halinde zekata tabi tutulacağı İslam hukukunda beyan edilmiştir. Hayatımız boyunca dostdoğru olmak büyük bir başarı Dr Ali şeriati'nin deyimi ile böyle yaşayabilmek bir sanattır. Nefsimize, ailemize, milletimize ve insanlığa karşı sorumluluğumuzu yerine getirirken gözyaşının renginin olmadığını ırkların ve renklerin birbirinden üstün bulunmadığını ve dillerin Allah'ın ayeti olduğunu ayeti kerimenin deyimi ile üstünlüğün takvada olduğunu bilmeliyiz.
Her canlı fanidir ve bizler de bir gün ecel perdesinin kalkması ile doğarken aldığımız nefesi bir daha almamak üzere vereceğiz ve bu dünyadan sonsuz bir aleme göçeceğiz. İşte o zaman iki nefes arasında alıp verdiğimiz tüm nefeslerin hesabını vereceğiz. Amel defterimiz dürülecek, yaptığımız her zerre miktarı amelin hesabını vermek zorunda kalacağız.Yeme içmeden ,gülüp ağlamadan, zikir ve küfürlü sözlerden ,verdiğimiz söz ve ihanetten tutun da dostlarımızı ve dava arkadaşlarımızı yarı yolda terk etmeye kadar ne varsa bize sorulacek ve" Bu
defterde her şey yazılıdır "diyecek kadar şaşkına döneceğiz.
Değerli kardeşlerim! Herkesin nefsi nefsi dediği o gün gelmeden önce kendimize çeki düzen vermek zorundayız. Halkımızın ve ümmeti Muhammed'in yaşadığı bunca zulüm varken her vicdan sahibi çaba sarfetmeli, insanımızı kucaklamalı, kurtuluşu için kişisel çıkarlarını bir kenara bırakmalı, toplumsal sorumluluklarını yerine getirmelidir.
Milliyetçiler, demokratlar, sosyalistler , komünistler , mezhepçiler , tarikatçılar ,...ler ...ler ... ler... Adına her ne deniyor iseniz hiçbir bahaneniz sizi insanlığa hizmet etmekten alıkoymamalı .Bu bahaneleriniz her ne olursa olsun insanlık ailesi kadar büyük ve önemli olamaz. Allah (c.c.) Taha suresinin 55. ayetinde "Sizi topraktan yarattık yine ona döndüreceğiz ve sonra oradan bir daha çıkaracağız" ve yine Bakara suresinin 284. ayetinde "Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mülkiyeti Allah'a aittir içinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi ondan hesaba çeker sonra dilediğini bağışlar dilediğine azap eder. Allah her şeye kadirdir " diye buyurmuştur.
Yüce Allah'tan bu ayetlerin ışığında bizlere bir bilinç kazandırmasını , bizlere ve sizlere iki nefes arasında bu bilinçle bir ömür geçirmeyi nasip etmesini diliyorum.
Selam ve dua ile... Allah'a emanet olun.

Paylaş: