'Eğer Duanız Olmasaydı..."

FARUK ER

Dua, müminler için bir iksirdir. Mustazafların, Mazlumların, kimsesizlerin, çaresizlerin umudu ve tesellisi, Allah ile kulun mabeyninde geçen hasbihâldir. Dert paylaşmadır. Bir o kadar rahatlamadır.

İnsanoğlunun yaratılışı ile beraber yeryüzünde cidal, kital, savaş ve zulüm eksik olmamıştır. Kimisi nimetlerin içinde gark olup debdebe bir hayat sürerken, kimisi de aç, çaresiz, yalın ayaklı, her türlü nimetlerden mahrum bırakılmış bir hayat sürmüştür.  Böyleleri için yerin altı, yerin üstünden daha evladır.

Hak-Batıl mücadelesi devam etmekte, zalimler her türlü zulmü mazlumlara reva görmektedir. Yeryüzünün bütün mustazafları haklarından mahrum bırakılmaktadır. Dünya onlar için zindan hükmündedir.

Böyle bir durumda olan Mustazaf, Mazlum ve kimsesizler; bu zalim ve kafirlerden hakkını alma veya bunlara karşı direnme imkanı olmayan, eli kolu bağlı olan birey ve topluluğun Allah’a sığınmaktan ve yardımı Allah’tan beklemekten başka bir imkanı yoktur. Zulüm altında ezilenler, ancak dua ile hayata bağlanırlar.

Allah, Furkan süresinin 77. Ayetinde “De ki; duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki?” buyuruyor. Demek ki imtihan gereği kulun bazı sıkıntılardan geçmesi gerekir ki bu durumda Allah’ tan yardım talebinde bulunsun, Allah indinde kulun değeri artsın ve dünyadaki sıkıntılara karşılık Cennet ile mükâfatlandırılsın.

Bir kul, Allah’a elini açıp şu şekilde dua ve yakarışta bulunduktan sonra Allah’ın, onun duasına icabet edeceğini umarak rahatlar, direnç ve azim gücü artar. Allah’ın ona güzel kapılar açmasına vesile olacağı umudu ile moral bulur ve Allah da ona yardım eder:

“Allah’ım ben zulme maruz kalıyorum, öldürülüyorum, mahrum bırakılıyorum, bana hayat hakkı tanınmıyor, her türlü işkenceden geçiriliyorum, memleketim işgal ediliyor, memleketimden sürüldüm, memleketime hasret kaldım, evim, bağım, bahçem elimden alındı. Evimi yıkıp 'senin böyle bir evin yok, git çadırda yaşa!' veya 'nereye gidersen git!' dediler. Hakkı haykırdığım için akraba, dost ve ahbap bildiğim herkes benden yüz çevirdi. İlahi dergahına sığınıyorum sen benden yüz çevirme, herkes beni terk etti, sen beni terk etme. Ben itibarsızlaştırıldım; sen bana itibar ver, sabır ve teselli ver, beni yalnız bırakma, ben güç ve takattan düştüm. Elimden tut, bana bu zalim ve küfür güruhuna karşı azim ve cesaret ver ki dimdik ayakta kalıp İslam'ı savunabileyim.

Ya Rabbi elimizi açarak acziyetimizi beyan ediyoruz. Dertlerimize ancak sen derman bulursun. Bu halimiz ile anlıyoruz ki biz hiçiz, sana muhtacız. Sensiz hiçbir şey yolunda gitmiyor. Her şey senin emrin ile oluyor. Bundan böyle sana yalvarıyoruz ve sana koşuyoruz Kuran dili ile 'Kullarım Beni sana soracak olursa muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler. Umulur ki irşad olurlar' Bakara 186.

Allah bizleri dua ile yardım dileyenlerden eylesin 

Faruk ER


Paylaş: