USD 5.2957000732422 EUR 6.0644001960754 GBP 6.7548999786377 Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS 1278.9599609375 Yarım Altın

Akşam:17:44 Yatsı:18:59
17 °C

TELEFON KOLİK OLMA!

  • FARUK ER
  • 2019-10-25 12:43:05
  • 251 Görüntülenme

  • İnsanlar tarih boyunca kendi meramlarını ya bir dostuna anlatır. Ya bir kayanın üzerine yazar Veya günümüzde kendi aracının arka camına yazar Yani insan içindeki duyguları bir şekilde dışa vurup rahatlamaya çalışıyor.

    Bende günümüzün hastalığı olan bu telefon bağımlılığını şu kaç satır ile dile getirmek istedim insan bazen nostaljik duygulara kapılıp geçmişe olan özlemini dile getirmek ister Eskiden insanlar bir eve toplanıp, sürünün durumunu konuşurlardı. Ardından Ekinleri Tarlayı, Bağ ve Bahçeyi konuşurlardı. Yada güncel meseleler dile getirip birbirlerini bilgilendirirlerdi Konuşma adabı, söz alma, dinleme kuralları gayet güzeldi. Bu gece sohbetlerinde herkes kendi kabiliyeti nispetinde faydalanıyordu. Bu vesile ile muhabbet gece geç saatlere kadar devam eder giderdi.

     Gelelim günümüze hal, hatır sorma kalmamış herkesin elinde birer cep telefonu ve zamanın çoğu telefon ile meşgul olup, kendisi telefon ekranında kaybolup gidiyor. Geçenlerde benim bir dostum beni ziyarete geldi hal hatır faslından sonra, çocuklarının durumunu sordum. Bir dokundum bin ah işittim misali, bana dedi ki benim bir oğlum İzmir de çalışıyor. Bir yıl olalı  görüşmemiştik. Bende oğluma telefon açarak seni ziyarete geleceğim dedim  Neticede uçağa binip çok kısa sürede İzmir’e varıp oğluma telefon açıp Havaalanına indim dedim. Oğlum beni karşılayıp Baba hoş geldin deyip hemen bir ticari taksiyi çağırıp eşyalımızı yükleyip her ikimiz taksinin arka koltuğuna oturup, oğlum şoföre falan adrese götür dedi. Şoför tamam dedikten sonra, oğlum telefonu aldı eline bir daha yüzüme bakmadı, neyse kapıya vardık eşyaları mızı indirdik. Gelinim ve torunlarım kapıda karşılayıp ilgi ve alakaları beni memnun etti. Ancak oğlum koltuğun ucuna oturmuş ve gözünü telefona dikmiş, ne soruyor nede oralı oluyor. En azında oğlum bana Baba, Annem, Abilerim ve kardeşlerim nasıllar ne yapıyorlar? demesini bekliyordum. Bende kendisine Annen, Abin ve kardeşlerin selamı var diyecektim. Maalesef oğlum gözünü telefondan ayırmıyor. Benimle hiç ilgilenmiyor. Birinci, ikinci, Üçüncü ve dördüncü gün aynı durum hep telefon ile meşgul olup onun ilgisizliği beni boğma noktasına getirdi. Beşinci gün gidiyorum dedim. Oğlum bana daha yeni geldin dedi. Yok dedim. Dört gündür benim ile iki laf etmedin. Sormadın, sen insanlığını yitirmiş robotlaşmışsın sevgi, saygı, özlem ve hasretin ne olduğunu bilmiyorsun. Senin yanında kalamam ve bir daha ziyaretine gelemem, çünkü sende hayra alamet bir emare görünmüyor deyip, tekrar Nusaybin'e döndüm.

    Genç kardeşlerime sesleniyorum, telefon sizleri bilgilendirmez, sizi okumadan, ibadetten, insanî ilişki kurmaktan, sosyal hayattan, yazmaktan, düşünmekten ve tefekkür etmekten alıkoyar. Yaratılış gayenizi size unutturur. Bir çok hususta sizleri geri bırakır. Maneviyatınızı unutturur Beceri ve kabiliyetinizi yok eder. İnsanlardan uzaklaştırır. Harap olmuş. Yıkık Dökük ve metruk bir bina gibi olursunuz.

    Tavsiyem zaruret dışında telefon müptelası olmayın, ibadet ile ilim ile meşgul olun ki hem kendinize, hem de topluma hayırlı bir evlat olun. Yoksa kendinize yazık edersiniz. İlim ile, İbadet  ile bilim  ile donanımlı birer genç olma temennisi ile.

    Allah’a emanet olun

    Faruk Er 

    FARUK ER
    FARUK ER
    KÖŞE YAZARI