USD 5.2957000732422 EUR 6.0644001960754 GBP 6.7548999786377 Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS 1278.9599609375 Yarım Altın

İmsak:04:58 Güneş:06:19
17 °C

ADALET

  • FARUK ER
  • 2019-10-04 17:02:34
  • 44 Görüntülenme
  •    Adil olan ve alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Allah’ın adaleti ile hükmeden peygamber (a.s) ın al ve ashabına ve inananların üzerine  salat ve selam olsun.

             İnsanların yeryüzünde yaptıkları bozgunculuk, haksızlık ve adaletsizlikler neticesinde kainatın dengesi bozulup, hayat yaşanamaz hale gelmiş. Güçlü olanlar güçsüz olanları o kadar eziyor ki gözler semaya dikilmiş ve dillerden Allah’ım yardımın ne zaman diye yalvarışlar, yakarışlar arşa yükseliyor. Buna karşılık Allah cc. Bakara suresinin 214. Ayetinin sonunda Müminlere: ‘’Allah’ın yardımı ne zaman? Diyordu. Dikkat edin . Şüphesiz Allah’ın yardımı pek yakındır.’’ Ayeti ile adaletini beyan ediyor ve adaletinin pek yakında tecelli edeceği müjdesini veriyor.

            Mekke’de zulüm had safhaya ulaşmış. Büyük kabileler kimsesiz, yetim ve köle insanları ezip insan yerine koymayıp, hatta köleleri insan olarak görmüyor. Hizmetimiz için yaratılmış yaratıklardır. Diyorlardı. Eşraf denilen Ebu Lehepler, ebu cehiller ve Umeyye Bin Halef gibiler köleleri kendi bulundukları ortamda bulundurmaz beraber yemez ve içmezlerdi. Hayat çok ucuz, yeryüzü yaşanmaz bir hal almıştı. İnsanlar umutsuz, kurtuluşun, adaletin nerden geleceğini bilmiyor, kime gideceğini bilmiyorlardı. Nasıl bu esaretten kurtulacakları konusunda bir yardım eli beklerken Allah cc. Peygamber (a.s)’a Müddessir suresinin 1 ve 2. Ayetlerinde: ‘’ Ey örtüsüne bürünen!  Kalk ve uyar’’ diye onu uyarıp sorumluluklarını hatırlatıyor. Umutsuzluğa düşen ve Allah’ın yardımı ne zaman diyen milletin yardımına koş ve onlara umut ol diyor. Nihayet Peygamber (a.s) yeryüzünde adaleti hakim kılmak için Kur’an ‘ı kerim Nisa suresi 105. Ayetinde ‘’Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana kitabı hak diye indirdik; hainlerden taraf olma.’’ Evet Peygamber (a.s) insanlar arasında adaletle hükmetmek için Allah cc. Ona emir veriyor. Neticede insanlığın huzur ve selameti için kapı kapı dolaşıp insanları Allah’ın davetine çağırıyor.

            Evet Hılful Fudul İslam dan önce Mekke halkının söz sahibi insanları tarafından kurulan bir barış cemiyeti idi. Bu cemiyetin antlaşma maddelerinden bir tanesi:  ‘’Mekke de ,ister oranın halkından olsun isterse dışarıdan gelen insanlardan olsun, bir kişinin zulme uğradığını gördükleri zaman onunla birlikte olacaklardı.’’ İşte Peygamber (a.s) böyle bir cemiyetin üyesi idi. Tüccarın biri Ebu Cehil e mal satıp, ancak Ebu Cehil parasını vermeyince, onu Hz Muhammed’e yönlendirdiler. Hz. Muhammed Ebu Cehil’in kapısına dayanıp Peygamber efendimiz Ebu Cehl’e : bu adamın parasını hemen getir ver dedi. Ebu Cehil içeri girdi, parayı getirerek adamın borcunu ödedi. Hatta Ebu Cehil’in direneceği tahmin edilirken ses çıkarmadan hemen parayı ödemesi karşısında İşte buna adalettir adalet diyoruz.

           Allah cc. Maide suresi 8. Ayette: ‘’ Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha uygundur. Allah’a isyan etmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.’’ Peygamber (a.s) Allah’ın bu emirlerini tatbik ettiği için çok kısa surede Allah cc. O’na yer ve göğün kapılarını açtı. Kainatın adalete aç olduğu bir dönemde Hz. Bilaller, Selmanlar ve Ammarlar gibi mazlumlar İslam adaletinin kucağında geçmişin ızdırap ve meşakkatlerinden azade olup gerçek kimliklerine kavuştular. İşte buna adalet denir.

          Evet münadiler gibi haykırıyoruz. İslam diyarları sahipsiz, gladyatörler gibi çarpıştırılıyoruz. Her taraf kan revan içinde, adaletin  A sı yok her şey menfaat üzerine inşa edilmiş. İslam kardeşliğinden eser yok. Birbirimizi arkadan vurup küçük şahsi menfaatlerimizi önceleyerek aziz İslam’ın önüne koyup kendisi için yaşayan bir hal aldık. Oysa İslam bunu reddediyor.

          Bizi biz yapacak; bizi kardeş yapacak, kendisi için istediğini kardeşi için de isteyen ve ben ümmetim, ümmet olarak yaşayacağım diyen, adaletle hükmeden bir yiğidi bekliyoruz.

         Allah İslam beldelerindeki gözyaşı ve kanı durdursun. Ümmetin kardeşliğini daim kılsın.

    Allah ‘a emanet olun.

    FARUK ER

               
     

    FARUK ER
    FARUK ER
    KÖŞE YAZARI