USD 5.2957000732422 EUR 6.0644001960754 GBP 6.7548999786377 Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS 1278.9599609375 Yarım Altın

Akşam:17:44 Yatsı:18:59
17 °C

Kudüs ve Mescid-i Aksa davası gençlere yeterince anlatılmıyor'

Advert Kudüs ve Mescid-i Aksa davası gençlere yeterince anlatılmıyor'

​İşgalci çetelerin Filistinli bir kadını katletmesine tepki gösteren Mardinli esnaf Şeyhmus Süleyman Aslan, Kudüs ve Mescid-i Aksa davasının gençlere yeterince anlatılmadığından yakındı.

İşgalci siyonistlerin, Kudüs ile Ramallah arasındaki Kalendiya kontrol noktasında sivil ve 6 çocuk annesi masum bir Filistinli kadını vahşice katletmesine tepkiler devam ediyor.

İslam âleminin gözbebeği, Kur’an-ı Kerim’inde Allah’ın “Etrafını bereketlendirdiğimiz yer” olarak bahsettiği Kudüs ve Mescid-i Aksa, 638’de Hazreti Ömer tarafından fethedildi. 1099’da I. Haçlı Seferi sonrası işgal edilen Kudüs, 90 yıl sonra Selahaddin Eyyubi tarafından geri alındı. Yedi asır boyunca Müslümanların kontrolünde kalan mübarek şehir, 1917’de önce İngilizlerin sonra da siyonist Yahudiler tarafından işgal edildi. Mübarek şehir, 100 yıldan fazladır işgal altında… 

Kudüs, dünyada en fazla ziyaret edilen şehirlerden bir tanesi olmasına rağmen Müslümanların azı bu şehri ziyaret ettiği anlaşılıyor. 2015 yılının istatistiklere bakıldığında; 600 bin Amerikalı, 400 bin Rus, 300 bin Fransız, 200 bin de Alman Kudüs’e ziyaret için gitmiş. Müslüman ülkeler arasında en fazla Türkiye’den ziyaret edilmiş. Onun sayısı da 26 bin.

Kudüs ve Mescid-i Aksa aşığı Mardinli esnaf Şeyhmus Süleyman Aslan, son 4 yılda 3 kez Kudüs’ü ziyaret ettiğini söyledi. Aslan, imkânı el verdikçe gitmeye ve Kudüs davasını anlatmaya devam edeceğini söylüyor.

İşgalci çetelerin Filistinli bir kadını katletmesine tepki gösteren Aslan, “Bacımızın katledilmişi gözümün önünden hiç gitmiyor.” diyor. Kudüs ve Mescid-i Aksa davasının her yerde ve her platformda anlatılması gerektiğini kaydeden Aslan, İLKHA muhabirine, tek arzusunun gözleri kapanmadan Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünü görebilmek olduğunu söyledi.   

“Rabbimden tek isteğim; bu gözlerin kapanmadan Kudüs’ün özgürlüğünü görmesidir”

Aslan, “Mescid-i Aksa’ya ilk olarak 2015’te, bir Miraç Gecesi’nde gitmek nasip oldu. O günden bugüne kadar yani 4 yıl içinde 3 defa Rabbim kısmet etti. Çocuklarınla, anne ve babamla, kardeşim ve arkadaşlarımla oraya gittik, gördük. Rabbimden dileğim her Müslüman’ın orayı ziyaret etmesidir.  Özgürlüğünden mahrum kalması işgal altında olması başta benim ve bütün ümmetin kabullenemeyeceği bir durumdur. Bir an önce özgürlüğüne kavuşması tek dileğimizdir. Rabbimizden tek arzum; bu gözlerin kapanmadan Kudüs’ün özgürlüğünü görmesidir.” dedi.

“Bacımızın katledilmişi gözümün önünden gitmiyor”

Son günlerde artan siyonist saldırılara ve en son 6 çocuk annesinin kurşunlara dizilerek şehit edilmesine değinen Aslan, şunları söyledi:

“Bu saldırılar ilk değil ve son da olmayacak. Siyonist işgal başladığı günden beri on binlerce kardeşimiz katledildi ve halen de katledilmeye devam ediyorlar. En son bacımızın katledilmiş hali ve yerdeki kanın görüntüsü aklımızdan, gözümüzün önünden hiç gitmiyor. Ümmetin suskunluğu onlara daha cesaret veriyor. Başta biz, ailemiz olmak üzere herkesin sosyal medyada, çevremizde her yerde bu işgali, zulmü ve katliamları anlatıp gereken tepkiyi ortaya koymamız gerekiyor. Biz Müslümanlar, yapmamız gereken farzların başında bu geliyor. Bir cihat gibi görmeli ve ona göre çalışmalıyız.”

“Bu dava gençlerimize yeterince anlatılmıyor”

Kudüs ve Mescid-i Aksa davasının özellikle gençlere yeterince anlatılmadığından yakınan Aslan, “Âlimlerimiz, öğretmenlerimiz, Kudüs sevdası ve bilinci olan tüm kardeşlerimizin canla başla bu davayı yeni nesle aksettirmesi lazımdır. Mescidi Aksa, ümmetin ortak paydasıdır. Bu yüzden birbirimizi bilinçlendirmemiz gerekiyor, bu davayı sahiplenmemiz ve destek vermemiz gerekiyor. Bu en temel vazifelerimizden birisidir. Bunu kesinlikle göz ardı etmemeliyiz. Küçük çocuklarımızdan ve ailemizden başlayarak herkese bu konuyu anlatmalı, yaymalı ve en önemlisi de ümit vermeliyiz. Bu işgal, ömür boyu, kıyamete kadar sürmeyecek. Muhakkak bir gün son bulacak, ama bunun için bizim de çok çalışmamız ve sahip çıkmamız gerekir. Sivil toplum kuruluşları nezdinde, basın nezdinde kendi çevremizde, toplantılarda her türlü ortamda, camilerde, medreselerde, Kur’an kurslarında ve okullarımızda bu bilinci çocuklarımıza arttırmamız en temel vazifemiz olmalıdır. Bu zilletin Müslümanların üzerinden kaldırılması için çok çalışıp, çabalayıp ve sonuna kadar gayretkeş olmalıyız. Allah'tan ümidimizi hiçbir zaman kesmemeliyiz. Nice özgür günlere şimdiden diyorum.” diye konuştu. (M. Salih Keskin – İLKHA)