USD 5.2957000732422 EUR 6.0644001960754 GBP 6.7548999786377 Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS 1278.9599609375 Yarım Altın

Akşam:17:44 Yatsı:18:59
17 °C

Mardinli çiftçiler: Perişan haldeyiz

Mardinli çiftçiler: Perişan haldeyiz

Mardin Ovası'nda aşırı yağışlardan dolayı mısırdan iyi mahsul alamayan ve buğdayı gecikmeli ve zor şartlarda ekmek zorunda kalan çiftçiler; gübre, ilaç, tohum, mazot ve elektrik masraflarının da etkisiyle bellerinin büküldüğünü belirtti.

Geçen sezon kuraklık tehlikesi atlatan Mardinli çiftçiler, bu sezon ise aşırı yağışlar nedeniyle zor günler yaşadı. İkinci ürün olarak ekilen mısır, yağışlar nedeniyle tarlada kaldı. Zamanında biçilemeyen mısır, ucuza satıldı. Ekim ayında biçilmesi gereken mısır, ocak ayının sonunda bicilerken, kasım ayında ekimi yapılması gereken buğdayın ise ekimine yeni başlandı.

Aşırı yağışlar nedeniyle tarlanın çamur deryasına dönmesi sonucu çiftçiler güçlük çekerken, perişan bir halde olduklarını, başka geçim kaynakları olmadığı için geç de olsa buğday ekmek zorunda kaldıklarını söylediler.

Elektrik başta olmak üzere mazot, gübre ve diğer masrafları ödeme konusunda güçlük çekeceklerini belirten çiftiler, bu konuda yetkililerden yardım bekliyor.

"Çamur içinde ekim yapıyoruz"

Aşırı yağıştan dolayı buğday ekimine geç başladıklarını belirten çiftçi Şükrü Yılmaz, "Geçen senelerde buğday ekimine ekim-kasım aylarında başlıyorduk. Bu sene rahmet çok yağdığı için ekim gecikti, şimdi yeni başlıyoruz. Şu anda çamur içinde ekim yapıyoruz. Bu daha zor ve daha masraflıdır. Mazot 2 kat yakıyor. Tohum yer altına güzel girmiyor. Ekim makinesiyle ekim yapılsaydı daha iyi olurdu ama tarla çamur olduğu için tohumu serpme makinesi ile atıyoruz." dedi.

"Çiftçinin elinde bir şey kalmıyor"

Çiftçilerin zor durumda olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Gübre, ilaç, tohum, mazot ve elektrikten dolayı gerçekten çiftçiler perişan haldeler. Ekilen üründen çiftçinin elinde yüzde 20-25 ya kalıyor ya kalmıyor. Gübre, mazot, ilaç zaten pahalı, elektrik parasını da eklediğinizde çiftçinin elinde bir şey kalmıyor. Kimse çiftçilere yardım etmiyor. Şu an ektiğim 100 dönüm mahsulden elimde 10-15 bin TL kalsa bereket versin. Bunun da kalacağını sanmıyorum biz de temenni ediyoruz. 100 dönüm mahsule 3 buçuk ton buğday tohumu ile 3 buçuk ton gübre atıyoruz. İlkbaharda da 3 buçuk ton gübre atacağım. Sonra ilaçlama… İşte bu şekilde ekimi gerçekleştiriyoruz. Ekmeğimizin peşindeyiz. Mahsulden mahsule her şeyi borçla alıyoruz. Bazen gelirimiz borcumuzu karşılamıyor. Yani çiftçiler çok zor durumdadır." diye konuştu.

Buğday ekimi hakkında bilgilendirmede bulunan çiftçilerden Fırat Yılmaz, şunları söyledi:

"Depoya 500 kilogram tohum bırakıyoruz. Bununla10-15 dönüm ekiliyor. Tabi çamur olduğu için daha çok serpiyoruz. Normalde bir depo 15 dönüme yetiyor ama tarla çamur olduğu için 10 dönüme serpiyorum. Mazot da çok pahalı küçük traktörün deposu 400-500 TL'ye doluyor. Her şey çok pahalı ama yine çiftçiliğe devam ediyoruz. Tarla çamur olmasa günde 100 dönüm ekiyorum ama çamurlu olduğunda ancak 50 dönüm ekebiliyorum. Normalde şimdi buğdayın yemyeşil olması lazımdı. Çünkü normalde kasım aylarında ekime başlıyorduk ama bu yıl yağış fazla olduğundan ekim gecikti."

"Her sene bu vakitlerde gübre serpiyorduk şimdi yeni tohum ekeceğiz"

Yağışlardan dolayı ekimin bu yıl geciktiğine dikkat çeken başka bir çiftçi İbrahim Yılmaz ise şunları söyledi:

"Bu sene yağmur çok yağdığı için ekim gecikti, şimdi yeni ekime başlıyoruz. Bu sene mısır mahsulünden bir şey anlamadık. Buğday nasıl olur, ne mahsul verecek onu da bilmiyoruz. Bu sene perişan olduk. İnşallah 400 dönüm buğday ekeceğiz. Bitişiğimizde bulunan 100 dönüm tarlayı da ekiyordum ama bir şey kalmadığı için ekmedik. Her sene bu vakitlerde gübre serpiyorduk şimdi yeni tohum ekeceğiz. Bakalım hayırlısı. Tabi biz işimizi yapıyoruz, Allah (Celle Celaluhu) da işini yapıyor. Onun işine karışılmaz. Ekime başladık, 10 güne kadar yağmur yağmasa ekim biter. Tabi her şey ateş pahası. Tohumun kilosunu 3 TL üzeri aldık, mazotun litresi 6 TL, her şeyi borçla getiriyoruz. Perişan haldeyiz, kimse halimizi sormuyor. Eskiden biri mahsul almadığında devlet destek veriyordu, tohumunu gübresini veriyordu ama şimdi sahip çıkılmıyor. Türkiye'deki çiftçiler perişandır." (M. Salih Keskin, Mehmet Aslan – İLKHA)